Archive for the ‘Şiirler’ Category
Mevla Var İken-şiir
Münafıkların yeri her dem nar iken.
Düşman olsa korkma,Mevla var iken.
Bir adamın ezel vakti var iken.
Sonu Yoksul olsa gözü dar olmaz.
*
Laf edip âlemle varın söyleme.
İşin uygun diye kârın söyleme.
Her olur olmaza sırrın söyleme.
Şimdi insanlara hiç karar olmaz.
(Aşık Sümmani)
Örtünmak Hakkında Şiirler
Reçete
Ey yüksek sosyeteye mensup modacı hanım,
Eğlence zümresinin başının tacı hanım,
Bu metod ki, sizlerin müsbet ilâcı hanım:
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Yerindedir tahsilin, güzelliğin şahane.
Varsa Türk’ten tâlibin, bul çeşitli bahane.
Bir ecnebî hovarda yakalarsan daha ne? …
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Flörtünün sayısı; en az on beş olmalı…
Kimisi hâlis züppe, kimisi keş olmalı…
Altın kolyen, kürk manton, taksin beleş olmalı.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
İç votkayı, şarabı; sokaklarda nâra at.
Medeniyet sizlerle yükselmektedir kat kat(!)
Çeşni ruha gıdadır, her gün bir yatakta yat…
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Hiç durma twist öğren, her gün bir baloya git;
Tırnağını, yüzünü, dudağını boya git.
Sun’î peyke vâris ol, conilerle aya git.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Bazen düz pantalon giy, traş ettir enseni.
Bin dolaş bisiklete, göster şöyle sen seni.
Kabahat ailende.. anlıyorum ben seni.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Artist ol, filim çevir; ismine yıldız derler…
Bin kez kürtaj yaptırsan gene sana kız derler!
Çıplak resim çektirsen, ne şahane poz derler.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Mayoyla endam göster, git jürinin önünde..
Mahremini teşhir et her birinin önünde..
Seçil bir kıraliçe imtihanın sonunda.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Hayır, inanma kızım! Bunlar hep istihzadır.
Namus, insanlar için en mukaddes meyvadır.
Gençlikte hissiyatın belki seni aldatır.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Haddinden çok açılmak soysuzun modasıdır.
Türk oğluna anne ol, iftihar et onunla;
Elin soysuz züppesi bağdaşamaz seninle;
Bu yurdun kızı isen şu sözü iyi dinle:
‘Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Yapacağın düşüklük bize yüz karasıdır.’
Vur Emri(sh.292)
Abdurrahim Karakoç
*******
İLAN
Ne diyorsa İSLÂM DİNİ
Uyacağız suç olsa da.
Gerçeği örten kefeni
Soyacağız suç olsa da.
Alnımız ak, yüzümüz ak
İslâm olan olmaz korkak
Bâtıla bâtıl, hakka hak
Diyeceğiz suç olsa da.
Çiçeklenir sevda serde
Cihad, düğün olur merde
Nur-u Kur’an’ı her yerde
Yayacağız suç olsa da.
Baba, ana, bacı, gardaş
Ehl-i küfre açtık savaş.
İslâmlık yoluna can, baş
Koyacağız suç olsa da.
Cihad bize bayram, düğün
Ta doğuştan haşre değin
Her an Zikrullah gömleğin
Giyeceğiz suç olsa da.
Mânâ doldurmuş iç’leri
Gam mı maddenin suçları..
Dine ‘Taş’ atan piçleri
Sayacağız suç olsa da.
Vur Emri(sh.28 ) Abdurrahim Karakoç
*********
BENZETTİLER
Yeni bir afyondur yenen her lokma
Biber avrupalı, tuz avrupalı.
Gülücükler sahte, kirpikler takma
Dudak Avrupalı, göz Avrupalı.
Bebeklikte benliğini yitiren
Tepe tepe tepemizde oturan
Bizi çıkmazlara alıp götüren
Ayak Avrupalı, iz avrupalı.
Birisi diskoda içer, kıvırır
Birisi kulüpte konken çevirir
Yapmasını bilmez, yıkar devirir
Ana avrupalı, kız avrupalı.
Kalıba uydurdu uyduklarımız
Yazmakla bitmez ki duyduklarımız
Paris modasıdır giydiklerimiz
Astar avrupalı, yüz avrupalı.
En mahrem yerlerin kalktı örtüsü
Beş santim tırnaktır ellerin süsü
Bütün bunlar medenîlik ölçüsü
Cilve avrupalı, naz avrupalı.
İster sâri deyin, isterse irsî,
Büyük revaç buldu makbulün tersi
Duyduğumuz ‘okey,adiyö,mersi’
Ağız avrupalı, söz avrupalı.
Her gün karşımıza on zıpır çıkar
Bağırır,çağırır,devirir yıkar
Dinler kulağımız, gözümüz bakar
Sürü Avrupalı, yoz avrupalı.
Başımız ayıkmaz binlerce halttan
Örf,adet gemimiz delindi alttan
Analar Muğla’dan, Van’dan, Tokat’tan
Bebek avrupalı, bez avrupalı.
Sahnede ekranda hıyar dinleriz
Deliye,densize uyar dinleriz
Saçma çığlıkları duyar dinleriz
Şarkı avrupalı, saz avrupalı.
Herkes soyunuyor, açılmıyor ki
Sokakta boynuzdan geçilmiyor ki
Müslüman gâvurdan seçilmiyor ki
Şekil avrupalı,poz avrupalı.
‘Türklük bu mu? ‘ desem ‘bu’ diyecekler
Şampanyayı sorsam ’su’ diyecekler
Bir gün kökümüze ‘hu’ diyecekler
Kabuk avrupalı,öz avrupalı.
Abdurrahim Karakoç

ŞİİRLERİM
Lingi Tıkla |
||
|
||
Din,Vatan,Devlet,Bayrak Bütünlüğü. |
Dünya Bizimdi
Dünya bizimdi,Tersine döndü çarkımız.
Hala övünürüz ,vardır şanlı tarihimiz.
Kaybettikçe,Hayvandan yok farkımız.
Şimdi,Yiyip,içeriz,Tuvalete Koşarız.
Üç kıt’a da at oynattık,Nam saldık.
Bir zaman,Amerika’dan vergi aldık.
Ya Fıransayı,Parmağımızda oynattık.
Zalim,Kalleş,İngilizi Denize gömdük.
Kara deniz gölümüzdü.Zordaydı Rus.
Ak deniz zaten bizimdi,içinde Kıbrıs.
İslâm ülkeleri emrimizdeydi,farksız.
Onlarla kardeş olmuştuk,Yok imansız.
İtalyanı,Yunanı Devlet saymadık.
Kiliseleri cami yapıp ezan okuduk.
Sonunda Almanyaya köle olduk.
Soysuzlara uyduk,Tarihi unuttuk.
Hıristiyan oyununa yenildik,inan.
Bir daha dirilecağız,vardır güman.
Amel gittiysede,yerindedir iman.
Uyuma,uyan kaybolmasın zaman.
mehmet selim polat
=========================
Vekiller
Avrupaya Benzettiler-şiir
BENZETTİLER
Yeni bir afyondur yenen her lokma
Biber avrupalı, tuz avrupalı.
Gülücükler sahte, kirpikler takma
Dudak Avrupalı, göz Avrupalı.
Bebeklikte benliğini yitiren
Tepe tepe tepemizde oturan
Bizi çıkmazlara alıp götüren
Ayak Avrupalı, iz avrupalı.
Birisi diskoda içer, kıvırır
Birisi kulüpte konken çevirir
Yapmasını bilmez, yıkar devirir
Ana avrupalı, kız avrupalı.
Kalıba uydurdu uyduklarımız
Yazmakla bitmez ki duyduklarımız
Paris modasıdır giydiklerimiz
Astar avrupalı, yüz avrupalı.
En mahrem yerlerin kalktı örtüsü
Beş santim tırnaktır ellerin süsü
Bütün bunlar medenîlik ölçüsü
Cilve avrupalı, naz avrupalı.
İster sâri deyin, isterse irsî,
Büyük revaç buldu makbulün tersi
Duyduğumuz ‘okey,adiyö,mersi’
Ağız avrupalı, söz avrupalı.
Her gün karşımıza on zıpır çıkar
Bağırır,çağırır,devirir yıkar
Dinler kulağımız, gözümüz bakar
Sürü Avrupalı, yoz avrupalı.
Başımız ayıkmaz binlerce halttan
Örf,adet gemimiz delindi alttan
Analar Muğla’dan, Van’dan, Tokat’tan
Bebek avrupalı, bez avrupalı.
Sahnede ekranda hıyar dinleriz
Deliye,densize uyar dinleriz
Saçma çığlıkları duyar dinleriz
Şarkı avrupalı, saz avrupalı.
Herkes soyunuyor, açılmıyor ki
Sokakta boynuzdan geçilmiyor ki
Müslüman gâvurdan seçilmiyor ki
Şekil avrupalı,poz avrupalı.
‘Türklük bu mu? ‘ desem ‘bu’ diyecekler
Şampanyayı sorsam ’su’ diyecekler
Bir gün kökümüze ‘hu’ diyecekler
Kabuk avrupalı,öz avrupalı.
Abdurrahim Karakoç
Reçete-şiir
Reçete
Ey yüksek sosyeteye mensup modacı hanım,
Eğlence zümresinin başının tacı hanım,
Bu metod ki, sizlerin müsbet ilâcı hanım:
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Yerindedir tahsilin, güzelliğin şahane.
Varsa Türk’ten tâlibin, bul çeşitli bahane.
Bir ecnebî hovarda yakalarsan daha ne? …
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Flörtünün sayısı; en az on beş olmalı…
Kimisi hâlis züppe, kimisi keş olmalı…
Altın kolyen, kürk manton, taksin beleş olmalı.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
İç votkayı, şarabı; sokaklarda nâra at.
Medeniyet sizlerle yükselmektedir kat kat(!)
Çeşni ruha gıdadır, her gün bir yatakta yat…
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Hiç durma twist öğren, her gün bir baloya git;
Tırnağını, yüzünü, dudağını boya git.
Sun’î peyke vâris ol, conilerle aya git.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Bazen düz pantalon giy, traş ettir enseni.
Bin dolaş bisiklete, göster şöyle sen seni.
Kabahat ailende.. anlıyorum ben seni.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Artist ol, filim çevir; ismine yıldız derler…
Bin kez kürtaj yaptırsan gene sana kız derler!
Çıplak resim çektirsen, ne şahane poz derler.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Mayoyla endam göster, git jürinin önünde..
Mahremini teşhir et her birinin önünde..
Seçil bir kıraliçe imtihanın sonunda.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
Hayır, inanma kızım! Bunlar hep istihzadır.
Namus, insanlar için en mukaddes meyvadır.
Gençlikte hissiyatın belki seni aldatır.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Haddinden çok açılmak soysuzun modasıdır.
Türk oğluna anne ol, iftihar et onunla;
Elin soysuz züppesi bağdaşamaz seninle;
Bu yurdun kızı isen şu sözü iyi dinle:
‘Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Yapacağın düşüklük bize yüz karasıdır.’
Vur Emri(sh.292)
Abdurrahim Karakoç
Halimiz ne Olacak?
HALİMİZ……
Nedir Allahım, nedir, bu diyarın şu hali?
Bezginlikten ruhunu kaybetmiş bir ahali;
Ve bir mecnun idare tamda hastanelik…
Öyle davranışlar ki, destanlık, efsanelik…
Ne bilgi , ne düşünce, ne gelenek, ne nizam;
Anladıkları tek şey zam ve zam üstüne zam.
Binada mukavemet hesabı var, bilmezler;
Önün uçurum dersin, eğil bak; eğilmezler.
Resmî geliri dörtse, gideri kırk, aile…
Ahlâki-iktisadî, bu ne biçim hâile?.
İş mi; kullanılamaz insan gücünü ihraç!
Millî aczi satarak elde edilen haraç..
Bu iş, gâvurdan, milli acze kira istemek;
Ben bir beygir gücüyüm, onu sen kullan demek!…
Üstelik, gelen para küflendikçe kasada;
Bataklıkla kuraklık, yan yana piyasada.
Habire enflâsyonla sağlanan ödemeler;
Ve üstelik bu vatan kalkınıyor demeler…
Bir deli ki, avlanır, güya çıkarken ava;
Ağız yolunu bilmez, kaşık çalar pilâva.
Hepsinden baskını şu; Particilik gayreti!
Kahramanları sahte, dünyaları iğreti.
Alternatif, paralel, boş kelimelerden sis;
Hepsinde “ben” dâvası; aşk ölü, vicdan hasis.
Mehmetciğin sırtından birbirini gammazlar;
Kıbrıs’ta köprü kurar, hükümet kuramazlar!
Kurt , kuzu ve ot nasıl geçirilir karşıya?
Oy boncuğu sürmenin tam zamanı, çarşıya!
Bütün hesapları bu, bütün kaygıları bu!…
Ve rejim ellerinde el sürülmez tabu.
Örterler de toprak saçıp, köpek, kazuratını,
Gezdirir mini etek köpeklik berâtını.
İslâma serbest olan, camilerde mahpusluk;
İman, fikir, ruh, lisan, suyu kesilmiş musluk.
Kalpleri dinler sağır, klavuzluk eder kör;
Dindara çağ dışı der, çağı bilmez profesör …
Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim…
Ya bunlar Türkçe değil, yahut ben Türk değilim!
Oysa halis Türk benim, bunlar işgalcilerim;
Allah Türke acısın, yalnız bunu dilerim.
N.F.Kısakürek
Haline Bak
Haline bak…
Olumsuz bir durum varsa, olumlu hale geçmeye çalış. İşte hicret budur.
“Yer çalışsın, gök çalışsın, sen sıkılmazsan otur!
Bunların hakkında bilmem bir bahanen var mı? Dur!
Mâsivâ bir şey midir, boş durmuyor Hâlık bile,
Bak tecelli eyliyor bin şe’n-i günâgûn ile.
Ey bütün dünya ve mâfihâ ayaktayken, yatan!
Leş misin, davranmıyorsun? Bari Allah’tan utan!”
Mehmed Akif Ersoy
Bayram O bayram Ola
-
Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine
Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı
Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..
- Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu
Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı
Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..
-
Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok
Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını
Adam “evet” dedi, sıktı dişini..
-
Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara
Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı
Adam “öyle” dedi, bağrında sızı..
-
Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Aylar, yıllar, günler erirken yasta
Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı
Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..
Abdurrahim KARAKOÇ





